havf


havf
(A.)
[ فﻮﺧ ]
korku.
♦ havf eylemek korkmak.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • HAVF — Kavim, kabile …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAVF-I ÂR — Utanma korkusu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAVF VE RECA — Korku ve ümid. (Hem yaşama ümidi, hem de ölüm korkusu. Yahut, affedilmesi ümidi veya cehenneme gitmek korkusu.) (Bak: Celâl …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAVF-I BÂRİ — Allah korkusu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SALÂT-I HAVF — Muharebeden evvel kılınan iki rekât namaz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAİF — (Havf. dan) Korkan. Korkmuş olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BAST — Genişlemek, açmak, yaymak. * Bir şeye el uzatmak. * Sevindirmek. * Bir mecliste haya sebebiyle olan sıkılmanın gitmesiyle açılmak. * Özür kabul etmek. * Kaplamak. * Tas: Allahın cemâl tecellisiyle kalbin sükûn ve huzur içinde ferahlaması.… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BEYT-ÜL ANKEBÛT — Örümcek yuvası. * Mc: Derme çatma yapılmış ev. * Dayanıksız ve kuvvetsiz şey.(İnkılâb ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın dinde hissesi; beyt ül ankebût gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur... Takliddir, onu telâşa düşürttürür.… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BÂK — f. Korku, havf, çekinme, sakınma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BİM — f. Korku, havf. * Tehlike …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük